Kategori: "Anasayfa"

Renk Körlüğü

 

 Renk körlüğü belirli renkleri, kısmen veya tamâmen görememe, ayırt edememe, seçememe hastalıklarına verilen genel ad. Görme sinirlerinin yıpranmış olması veya gözün ağ tabakasının hastalanması sonucu meydana gelir. Doğuştan olması sık olduğu gibi, sonradan olma vak’alar da vardır. Renk körlüğü sık rastlanan bir durumdur. Erkeklerde daha fazladır. Bu oran erkeklerde % 0,8, kadınlarda % 0,4’tür. İnsanın kendi vücuduna ait bilgileri ve çevresine ait haberleri algılayabilmesi, duyu organları vasıtasıyla olmaktadır. Duyu organlarına ulaşan çeşitli tiplerdeki enerji şekilleri, öncelikle duyu organlarında yer alan reseptör (alıcı) hücreleri tarafından aksiyon potansiyelleri ismi verilen özel elektrik sinyallerine çevrilir. Reseptörlerde başlayan bu aksiyon potansiyelleri sinirler yoluyla beyinde ilgili bölüme iletilirler. Beyne iletilen aksiyon potansiyeli sinyalleri de uyarıcı enerji şekline göre çeşitli duyular olarak algılanır.

Duyu reseptörleri tarafından aksiyon potansiyellerine dönüştürülen enerji şekilleri arasında mekanik (basınç, temas), ısı, elektromekanik (ışık), enerjileri ve kimyasal enerjiler (koku, tat, kanın O: ve CO2'si) sayılabilir.

Bir reseptörün duyarlı olduğu enerji şekline onun uygun uyaranı denir. Örneğin gözdeki ışık enerjisine duyarlı görme reseptörleri için uygun uyaran, ışık enerjisidir.

Tam makale »

Renk körlüğüne lensli çözüm

 
 
           Bu söylenen lens uygulaması, bu zamana kadar uygulanmış olan kişilerin %98′inde olumlu sonuçlar alınmasına muavenet etmiş bir yöntemdir. Türkiye’de uygulamaya girdiği günden bu yana renk körlüğü sorunu olan hastaların ilgi odağı olan lensli tedavi, bilhassa doğuştan kaynaklı olan renk körlüğü tedavisi için etkili olmaktadır. Bir süre öncesine kadar tedavisi mümkün olmayan renk körlüğü artık lensli çözüm ile tedavi edilmekte ve bu sonuç renk körü hastalarının da yüzünü güldürmektedir.
        Renk körlüğüne lensli tedavi yöntemi sadece doğuştan renk körü olan hastalara uygulanmayıp, aynı zamanda görme siniri, görme noktası ve göz tansiyonu gibi sebeplerden dolayı sonradan husule gelen renk körlüğünü de tedavi ediyor. Kalıtsal ya da sonrada olan renk körlüğü için mucizevi bir buluş olan lensli yöntem, hastanın renk körü ciddiyetine uygun olarak yapılmaktadır. Renk körü hastasının renk körü cinsine göre gözüne lens konuyor ve hasta çeşitli testlerden geçerek, lensin nasıl sonuç verdiği kontrol ediliyor. Birçok hasta bu yöntem sayesinde görme sağlığına zahmetsizce ve kısa sürede kavuşuyor.

Renk Körleri Ehliyet Alabilir Mi

Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikte, sürücü adaylarının ve sürücülerin sahip olmaları gereken sağlık şartlarıyla bazı hastalıkların muayenesine ilişkin esasları düzenleniyor. Buna göre, sürücü adaylarının genel sağlık muayeneleri pratisyen ya da uzman hekimler tarafından yapılacak ve rapor düzenlenecek. Usulüne uygun olmadığı tespit edilen raporlar geçersiz sayılacak ve o muayeneyi yapan hekim bir daha sağlık raporu veremeyecek, hakkında suç duyurusunda bulunulacak. Aile hekimliği uygulamasına geçilmiş illerde Toplum Sağlığı Merkezi tarafından da rapor verilebilecek.

  • İki gözü olanlarda bir gözün görmesi 10′da 2′den aşağı olmamak şartıyla her iki gözün görme derecesi toplamı 20′de 10 olanlar (A1), (A2), (B), (F) ve (H) sınıfı, bir gözün görmesi 10′da 6′dan aşağı olmamak şartıyla her iki gözün görme derecesi toplamı 20′de 14 olanlar (C), (D), (E) ve (G) sınıfı ehliyet sahibi olabilecek. Bu şartlara sahip olmayanlar, görme sorununu gözlük ya da lensle gidermesi halinde, araç kullanırken bunları kullanması şartıyla ehliyet alabilecek.

Yeni düzenleme ile kişide renk körlüğü veya renk görme eksikliği bulunması sürücü belgesi almasına asla engel teşkil etmemektedir!…

  • Yönetmelikte; Gece körlüğü olanlar gün doğumundan bir saat önce, gün batımından bir saat sonra araç kullanabilirler. Renk körlüğü olanlar, herhangi bir koşul aranmadan sürücü olabilir.

RENK KÖRLÜĞÜ ADASI

 

Renk Körlüğü Adası

Mikronezya'daki Pingelap adasında hayatını sürdüren insanların 20'de birinde total renk körlüğü var. Bu bireyler renkleri hiç algılamıyor, dünyayı siyah-beyaz bir televizyondan izlermiş gibi görüyorlar.

 

Konu üstünde 30 senedir araştırmalar yapan bilimadamları bu hastalığa neden var olan gen bozukluğunu tespit- ettiler. Ne var ki , mevzubahis saptama , tedavinin de hemen bulunacağı manasına gelmiyor .

Hastalık kalıtımsal olarak ebeveynlerden çocuklara geçiyor. Her iki ebeveynde ansızın bozuk genin mevcut olması, çocuğun da bu hastalıkla dünyaya gelmesine yol açıyor .

Pingelap adasında hayatını sürdüren 3000 bireyin yüzde beşinde tam renk körlüğü mevcut . Dünya ortalaması ise 50000'de bir .

A1775 senesinde Pingelap adası civarında meydana gelen bir tayfunda ada halkının çoğu can vermiş , felaketten yalnızca 20 kişi kurtulmuştu. Bu bireyler arasındaki bir erkek , renk körlüğünün kaynağı olarak tespit edildi ve bilimsel araştırmalar bu adama kadar genişletildi . Ada halkı, bu 20 bireyin soyundan geliyor. Hastalıktan muzdarip adalılar gündüzleri hiç dışarı çıkamıyor, çıktıklarında da hiç bir birşey göremiyorlar. Sıhhatli adalıların bu kişilere bakış açısı ise negatif . Onları dışlıyor, aralarına kabul etmiyorlar.

Kamuflaj Ustası Renk Körü Çıktı

Kamuflaj Ustası Renk Körü Çıktı


Hayvanlar arasındaki çeşitli haberleşme ve anlaşma vasıtalarından biri de renklerdir. Bazıları, varlıkları ancak ışıkla mümkün olan renkleri kullanarak birbirlerini tanır, düşmanlarını korkutur ve bulundukları zemine uyum sağlarlar. Bazı canlılar diğerlerine göre çok daha hızlı olan renk değiştirme kabiliyetleri sayesinde düşmanlarından korunurlar.
Biyologları düşündüren en önemli mesele, akıldan ve şuurdan yoksun olan bu hayvanların nasıl bir ışık ve renk bilgisine sahip olduklarıdır. Ancak çok usta ressam ve sanatkârların yapabileceği renk harmonisi ve kamuflajı, sadece basit bir "içgüdü" tabiri ile izah etmek mümkün olabilir mi?

Mürekkep balıkları mükemmel bir kamuflaj ustasıdır. Hemen her ortamda, o zemine uygun olarak, kendilerini gizleyecek renk ve desene bürünebilirler. Ama bu balıkların hemen hepsinin renk körü olması, bizi bir bilmece ile karşı karşıya getiriyor. Bu sebeple bilim adamları, kafadan bacaklıların kamuflaj için, hangi renkleri alması gerektiğine nasıl karar verdiklerini araştırdılar. Sonunda bu bilmeceyi İngiliz biyologlar çözdü. Mürekkep balıklarının, renklerin dalga boylarını değil, ışık yoğunluklarını algıladıklarını keşfettiler. Yapılan deneylerde, koyu renklerin zayıf, açık renklerin ise kuvvetli ışık şiddetine sahip oldukları tesbit edilerek sarı ve mavi zeminler üzerinde, mürekkep balıklarının aynı rengi aldığı gözlenmiştir. Çünkü sarı ve mavi renkler aynı yoğunlukta oldukları için, mürekkep balıkları bunları aynı renk olarak algılamaktadır. Sebebler planında ve görünüşte hadise böyle cereyan ediyorsa da, renk körü olan mürekkep balıklarının, bulundukları zemine uyarak, renk değiştirmek suretiyle kendilerini harika bir şekilde nasıl kamufle ettikleri üzerinde derinliğine düşünülmeli değil mi?

Renk körü mürekkep balıklarının, mavi deniz ortamının ışık yoğunluğunu nasıl ölçüp, kendilerini o renge nasıl uydurdukları ne kadar da hayret verici!

Köpekler Renkli Görür mü?

Köpekler ne Renk görür


Köpeklerin dünyayı siyah beyaz gördüğü yönünde yaygın bir inanış vardır. Aslında bu inanış tam olarak doğru değil.

İnsan gözü aydınlıkta en net görmek üzere ayarlanmıştır. Köpek gözleri ise pek çok predator da olduğu gibi, loş ışıkta en net görmek için ayarlıdır.



Gözün retina (sinir) tabakasında loş ışıkta gören ve harekete duyarlı “rod” hücreleri ile renge ve detaya duyarlı kon hücreleri vardır. İnsan retinasında 3 çeşit kon hücresi vardır. Köpek retinasında ise sadece 2 adet kon hücresi mevcut. Bunun sonucunda köpekler; kırmızı-yeşili ayırdedemeyen renk körü bir insan gibi görürler. Renk körü insanlar için de geçerli olan yaygın inanışın tersine, köpeklerin dünyayı siyah beyaz görmez. Sadece kımızı ve yeşili ayırdedemezler.

Köpeklerin yüzün 2 yanında yer alan gözleri sonucu görme alanı 240 derecedir. İnsanlarda ise yanlara doğru olan görme alanı 200 derecedir. Kedi ve köpeklerde retinanın altında gelen ışığa ayna etkisi yapan ve gece avlanmak için daha net görmeye yardım eden “tapetum” tabakası vardır. Bu yüzden araba farları ile hayvan gözleri parlar.

2